7 Eylül 2012 Cuma
Değişken Ruhum
Eskiden gittiğim küçük, şirin bir kafe vardı.Bazı geceler canlı müzik yapılırdı burada. Kendisi gibi de küçük bir sahnesi vardı. Sahnede yan yana sıkıştırılmış üç sandalyede ; gitar çalan çocuk, yan flüt çalan güzel bir kız ve şarkılar söyleyen başka bir güzel kız vardı.
İşte o gece yine o kafedeyim. Üst katta oturuyorum, sahne aşağıda. Dışarısı soğuk, tam anımsayamıyorum belki kasım belki aralık. Sahnenin arkasındaki camdan bakıp dışarıdaki yağmuru gördüğümü hatırlar gibiyim. Müzisyenler henüz sahneye çıkmamış,ben sıcak kahvemi yudumlarken damlalara dalıp gitmişim. O an aklımdan hiç bir şey geçmiyor sadece , damlalar ne kadar da yalnız aslında diyorum kendimce.
Derken müzik başlıyor. Şarkımız Sezen Aksu'dan . Vazgeçtim...
Melodilerin sıcaklığı ortama yayılırken beni de bir hüzün alıyor. Şimdi sevgilisinden ayrılmış bir kadın oldum, onun ruhuna büründü ruhum. Hiç tanımaz elim ellerini diyor güzel kız, bilmez yüreğim bilmez yüreğini. Bütün şarkıyı yaşıyorum orada. Daha sonra yeniden aşka tutulan bir kadın oldum, yeniden aşk acısı çektim, meleklere söz verdim derken herkesten her şeyden korkar oldum, inanmaya olan inancımı yitirdim.
Bütün bunlar dinlediğim her şarkıyla değişti. Hepsine eşlik etti benliğim.Çalan melodiye binip uzaklara gittim, uzaklarda o şarkıyı yaşadım, o şarkıyla hüzünlendim, o şarkıyla uçarı bir sevda kuşu oldum, tekrardan güldüm geçtim.
Her şarkıya ayak uydurup değişen ruh halim...
Bir gün dünyadaki en mutlu insanmışcasına yaşarken ertesi gün ya da birkaç saat sonra derin sessizlikler taşıyan biri olmama şaşırıyor insanlar. Çünkü onlar durağan olabilmeyi başarmışlar bir kere. Benimse her zaman derinlerde saklı hüzünlerim var. Her an su yüzüne çıkabilir ve beni sarabilirler. Uzun süren sessizliklerim olur o zaman. Uzaklara dalarım. Deniz kıyısına gidip öylece otururum saatlerce. Ya da eve gidip insanlardan yalıtılmış bir köşe bulur kitabımı okurum, kahvemi yudumlarken.
İnsanların her gün benden mutlu olmamı beklemesi, benim her gün mutlu olabilme ihtimalimden bile daha saçma. Nasıl her an mutlu olabilir ki bir insan? Ya da neden her sessizliğin açıklanması gerektiği düşünüyorlar. Bazen sadece susup yaşamak onların da içinden gelmiyor mu hiç.
Evet bazen kimseyle konuşmak istemediğim doğrudur. Elime bir kağıt bir kalem alıp kendimle konuşurum o zamanlar. Arayı çok açmamak lazım. İnsan kendine nasıl da uzaklaşabiliyor bazen...
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder